Tam ağız diş implantı tedavisi bir çenedeki (üst veya alt) tüm dişlerin eksikliğinde uygulanan kapsamlı bir implant tedavisidir. Yani hastanın tüm dişleri, çene kemiğine yerleştirilen çok sayıda diş implantı üzerine inşa edilen sabit köprü protezleriyle kalıcı olarak yenilenir. Tam ağız diş implantı tedavisinde ise yapay diş etine, tek parça bir protez yerleştirilmez. Çene kemiğine stratejik önemi olan daha fazla sayıda implant konumlandırılır. Bu implantlar üzerine birkaç parçalı sabit köprüler yapılarak yalnızca dişlerin yerini alan restorasyonlar gerçekleştirilir. Bu sayede, eğer hastanın kendi diş eti dokusu sağlıklı ve yeterliyse, protezde ekstra pembe akrilik parçalara gerek kalmaz.

Tam ağız implant diş tedavisi kimler için uygundur?
Tam ağız implant tedavisi için yaş sınırı yoktur. Bununla birlikte, ileri yaştaki hastalarda da tedaviye engel olabilecek sistemik rahatsızlıkların kontrol altında olması gerekir. Tüm ağız implant tedavisi olmak isteyen hastada kontrol altına alınmamış yüksek tansiyon, ileri düzeyde şeker hastalığı (diyabet) gibi durumlar varsa tedavi ertelenir. İmplant tedavisine başlamak için önce bu sorunların tedavi edilmesi gerekir.
İleri periodontitis nedeniyle dişlerinin çoğunu kaybetmiş ya da dişleri kurtarılamayacak durumda olan hastalar full ağız diş implantı tedavisi için uygun adaylardır. Adayların ayrıca sağlıklı bir diş eti yapısına sahip olması, aktif enfeksiyon ya da tedavi edilmemiş periodontitis (ileri diş eti hastalığı) bulunmaması gerekir. Bunlara ilaveten sigara kullanımı önemli bir risk faktörüdür. Sigara içenlerde implant başarısı düşebilir ve iyileşme zorlaşabilir; bu nedenle implant tedavisi planlanan hastaların mümkünse sigarayı bırakması önerilir.
Çene kemiğinin durumu da tam ağız diş implantı tedavisi olabilmek için önemli bir kriterdir. İmplantlar, çene kemiğine kaynaşarak tutunduğundan kemik hacmi ve yoğunluğu yeterli olmalıdır. Eğer aşırı miktarda kemik erimesi söz konusu ise bu durumda kemik grefti ameliyatına ek olarak zygoma implantı (elmacık kemiğine tutunan özel implantlar) kullanımı da seçenekler arasında değerlendirilir.

Tam ağız diş implantı tedavisi nasıl yapılır?
Tam ağız diş implantı tedavi süreci ve aşamaları
Tüm ağız implant tedavisini 5 aşamalı bir tedavi süreci olarak düşünebilirsiniz. Planlamanın yapılmasından kalıcı protezlerin yerleştirilmesine kadar geçen bu süreçte ağız sağlığına dikkat etmek tedavi başarısını önemli oranda etkilemektedir.
- İlk muayene ve planlama
- Hazırlık aşaması (Diş çekimi ve gerekliyse kemik grefti)
- İmplantların cerrahi yerleştirilmesi
- Osseointegrasyon (Kemikle kaynaşma) ve geçici dişler
- Kalıcı sabit protezlerin hazırlanması ve takılması
Tüm ağız implant diş nasıl yapılır?
İlk muayene ve planlama:
Tedavi, kapsamlı bir ağız muayenesi ve radyografik inceleme ile başlar. Diş hekimi veya çene cerrahı, panoramik röntgen ve çoğu zaman 3D çene tomografisi (CBCT) ile çene kemiğinin kalınlığını, yüksekliğini ve yoğunluğunu değerlendirir. Eğer ağızda çekilmesi gereken kurtarılamayacak dişler varsa, planlama aşamasında bunlar da tespit edilir. Bu aşamada tedavinin adımları, süresi, maliyeti ve alternatifleri hakkında ayrıntılı bilgi verilir. Hastanın da planlama aşamasında kendi estetik beklentilerini diş hekimi ile paylaşması büyük önem taşır. Hasta cerrahı ile istediği dişlerin rengi, boyutları ve şekilleri hakkında düşüncelerini paylaşmalıdır.
Buna karar vermek için farklı diş renklerinde öncesi-sonrası fotoğrafları incelenmelidir. Büyük ve küçük dişlerin yüz şeklini nasıl değiştirdiğine dair fikirler edinilmeli, oval kesim dişlerle köşeli diş yapısı arasındaki görüntü farklılıklarına dikkat edilmelidir. Bu hususlar sadece diş hekimi tarafından belirlenmez, hasta doktor işbirliği içinde kararlaştırılır.
Hazırlık aşaması (Diş çekimi ve gerekliyse kemik grefti):
Tedaviye sorunlu dişlerin çekimi yapılarak başlanır. Diş çekimleri genellikle lokal anestezi altında, dokuya en az zarar veren atraumatik yöntemlerle gerçekleştirilir. Çekim sonrasında diş hekimi kemik yoğunluğunun az olduğu bölgeleri kemik grefti ile güçlendirir. Kemik grefti işlemi hastanın kendi kemiğinden alınan greftlerle ya da biyouyumlu yapay kemik tozu materyalleriyle yapılabilir.
Ayrıca diş çekimi üzerinden çok uzun zaman geçtiyse sinüs boşlukları diş köklerinin olduğu bölgeye doğru sarkar. Bu durumda diş hekimi sinüs lifting (sinüs yükseltme) ameliyatı ile sinüsleri implant bölgesinin üzerinde konumlandırır. Bu işlemde sinüs tabanı dikkatlice yükseltilir ve sinüs ile implant arasında yeterli kemik desteği sağlamak için kemik tozu eklenir.
İmplantların cerrahi yerleştirilmesi:
İmplant deliklerinin açılması ve implantların yerleştirilmesi lokal anestezi altında yapılır. Dolayısı ile işlem sırasında herhangi bir ağrı ya da sızı hissedilmez. Tam ağız implant tedavisinde, bir çene kemiğine genellikle 6-8 civarı implant yerleştirilir ve tedavi genellikle 2 saat içerisinde tamamlanır.
Osseointegrasyon (Kemikle kaynaşma) ve geçici dişler:
İmplantlar yerleştirildikten ve yaraların iyileşmesi tamamlandıktan sonra implantların etrafında çene kemiği hücreleri büyüyerek implantı adeta vücudun kendi parçası haline getirir. Bu kaynaşma süreci kimi hastalar için 3 ayda tamamlanırken kimi hastalar için 6 aya kadar uzayabilir. Kaynaşma sürecinin sonunda implantlar üzerine gelecek yükleri taşıyacak güce ulaşır ve yapılan testlerden sonra kalıcı implantların yerleştirilmesi aşamasına geçilir.
Kalıcı sabit protezlerin hazırlanması ve takılması:
Bu aşamada implantlar diş etine gömülü şekilde bırakıldıysa, implantların üzeri tekrar açılır ve iyileşme başlıkları takılır. İmplant çevresindeki diş eti birkaç hafta içinde şekillendikten sonra ölçü alma işlemine geçilir. Dijital tarama cihazlarıyla, implantların ağzınızdaki konumu belirlenir ve çevre dokuların ölçüsü alınır. Diş teknisyenleri bu ölçülere göre size özel sabit köprü protezler tasarlar. Tam ağız diş implantı tedavisinde genellikle bir çenede birkaç parça köprü planlanır; örneğin 8 implantlı bir üst çenede 3 parçalı köprüler gibi.

Estetik ve fonksiyonel açıdan tam ağız diş implantı tedavisinin avantajları
Tam ağız implant tedavisinin hem estetik açıdan hem de fonksiyonel açıdan birçok avantajı bulunmaktadır:
Doğal ve Estetik Görünüm:
Tam ağız implant tedavisi kısa ve uzun köprülerden oluşan parçalı bir implant tedavisidir. Bu sistemin all on 4 ve all on six gibi sabit destekli tam ağız restorasyonlarına göre en büyük avantajı yapay pembe estetik tedavisine minimum seviyede ihtiyaç duymasıdır. Köprülerin formu, rengi ve yerleşimi hastanın yüz hatlarına ve gülüşüne göre tasarlanır. Özellikle tam ağız diş implantı tedavisinde protezler diş etine sıkı biçimde oturur, boşluk kalmaz. Hareketli protez dişlerde (takma diş) olduğu gibi ve damakta oynayan plastik parçalar olmaz. Hasta dişlerini saklama ihtiyacı duymadan rahatça gülümseyebilir. Hastaların psikolojik ve sosyal yaşam kalitesi bu tedavi yönteminde belirgin şekilde yükselir.
Konuşma ve çiğneme fonksiyonunda iyileşme:
Ağızda diş eksikliği olduğunda veya hareketli (çıkarılabilir) protez kullanıldığında konuşmada pelteklik, kelimeleri telaffuzda zorluklar ortaya çıkabilir. Tam ağız diş implantı tedavisinde çiğneme fonksiyonu da belirgin şekilde iyileşir. İmplantlar çene kemiğine sabitlenerek gerçek dişlerin çiğneme gücüne yakın bir kuvvet uygulanmasını sağlar. Tam ağız diş implantı tedavisi yaptıran biri, besinleri %80-90 oranında doğal dişlerle olduğu gibi çiğneyebilir.
Damak korunumu ve tat alma:
Hareketli total protezlerde damağı kaplayan geniş bir akrilik kaide bulunur. Bu durum tat alma duyusunu azaltabilir ve proteze alışana kadar bulantı refleksi yapabilir. Tam ağız diş implantı tedavisinde ise damak kısmı genellikle açık kalır (üst çenede protez damağı kaplamaz). Bu sayede hasta yiyecek ve içeceklerin tadını daha iyi alır, ağızda yabancı bir cisim hissi minimum olur. Protezlerin ağızda kapladığı hacim azaldığından konfor artar.
Çene kemiği erimesinin önlenmesi:
Diş eksikliği uzun vadede çene kemiklerinde erimeye (rezorpsiyon) yol açar çünkü doğal diş kökü olmadığı için kemik uyarı almaz. İmplantlar bu açıdan büyük bir avantaj sağlar; titanyum vidalı dişler doğal diş kökü gibi davranarak çene kemiğine yük iletir ve kemiğin kendini yenilemesini, erimemesini sağlar. Bu nedenle implant destekli tam ağız restorasyonları, yüz profilinin korunmasına da yardımcı olur; dişsiz kalındığında yıllar içinde oluşan çene küçülmesi ve yüzün çökmesi implantlar sayesinde engellenebilir. Yani tam ağız diş implantı tedavisi yaptıran bir kişi, sadece dişlere değil aynı zamanda sağlıklı bir çene kemik yapısına da yatırım yapmış olur.
Sabit ve güvenli yapı:
İmplant üzeri sabit köprüler oynama yapmaz, çıkıp düşme riski yoktur. Protezler vidalarla ya da özel yapıştırıcılarla implantlara tutturulduğu için hasta ısırırken, konuşurken veya gülerken protezinin gevşeyeceğinden endişe etmez. Protezlerin bu sağlamlığı kişiye güven verir ve günlük yaşamda dişlerini düşünmeden hareket etmesini sağlar. Özellikle halka açık yerlerde yemek yerken, konuşurken veya fotoğraf çektirirken hastanın özgüveni tamdır.
Uzun ömür ve kalıcı çözüm:
Tam ağız restorasyonları uzun dönemli çözümler olarak geliştirilmişlerdir. Bu tedavilerde ortaya çıkan sorunlara lokal olarak müdehale edilmesi de mümkündür. Eğer sorun sadece dişin protez yapısında ise bu durumda implant bölgesinde herhangi bir işleme gerek kalmadan sadece protez değişimi ile sorunu giderebilirsiniz. Bilimsel araştırmalar implant tedavilerinin uzun dönem başarı oranlarının oldukça yüksek olduğunu ve hastaların tedavilerini yenileme ihtiyacı duymadan uzun yıllar implantlarını kullanmaya devam ettiklerini göstermektedir.
Full ağız diş implantı tedavisi uzun dönem başarı oranları ve dayanıklılık
10-15 yıllık takiplerde implantların %90-95 oranında ağızda sorunsuz kaldığı bildirilmiştir. Bir NIH (Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü) çalışmasına göre implantların 15 yıl sonunda bile başarısı %94 civarında bulunmuştur. Hastanın genel sağlığı, kemik kalitesi, uygulayan cerrahın deneyimi gibi faktörler de tedavinin başarısını etkileyen çok önemi faktörlerdir.
İmplantlar, titanyum ve zirkonyum gibi biyouyumlu ve dayanıklı bir materyalden yapıldığı için, ağız içinde herhangi bir deformasyona uğramazlar. Asıl risk faktörleri, implant çevresinde oluşabilecek enfeksiyonlar (ör. peri-implantitis) veya hastanın sistemik durumundaki değişikliklerdir.
Ağız ve diş hijyenine özen gösteren hastada, implant etrafında kemik kaybı minimal seviyede kalır. Bu nedenle 15 yıl ve sonrasında bile implantların ağızda kalma oranı oldukça yüksektir. İmplant üzerindeki protezler (köprüler) ise malzeme ömrüne bağlı olarak 10-15 yıl sonra yenilenmeye ihtiyaç duyabilir (örneğin porselenlerde estetik veya aşınma nedeniyle değişim gerekebilir). Fakat implantın kök kısmı sağlam olduğu müddetçe protez yenilemeleri daha kolay ve maliyeti düşük olacaktır.
Tam ağız diş implantı tedavisi iyileşme süreci:
Tam ağız diş implantı tedavisi kapsamlı bir işlem olsa da genellikle rahat bir iyileşme dönemi geçirilir.
İmplantlar yerleştirildikten sonraki ilk 24 saat, vücudun doğal tepkileri olan şişlik ve hafif ağrı görülebilir. Bu şişlik özellikle yanak ve dudak bölgelerinde, işlem yapılan alana göre gelişebilir ve genellikle 2-3 gün içinde zirve yapıp bir hafta içinde düzelir. Şişliği azaltmak için ameliyat sonrası ilk gün belirli aralıklarla soğuk kompres (buz torbası) uygulanması tavsiye edilir.
Ameliyat bölgesinde hafif kan sızıntısı ilk gün normaldir; tükürükte pembe bir renk görülebilir. Ancak yoğun kanama olursa mutlaka diş hekimine haber vermelidir. İmplantların üzeri genellikle dikişlerle kapatılmış olacağı için, dikiş bölgelerinin temiz tutulması önemlidir.
İlk 24 saat ağız çalkalama veya tükürme önerilmez, çünkü bu iyileşmeyi destekleyen pıhtı oluşumunu bozulabilir. Ertesi günden itibaren doktorun önerdiği şekilde tuzlu su ile nazikçe ağız çalkalama yapılabilir. Tuzlu su, doğal bir dezenfektan etkisi göstererek iyileşmeyi destekler.
Beslenme konusunda, ameliyat sonrası yumuşak beslenme kritik önem taşır. İlk hafta özellikle sıcak, sert, baharatlı gıdalardan kaçınılmalı; oda sıcaklığında, yumuşak kıvamlı gıdalar tüketilmelidir (ılık çorba, püre, yoğurt, muhallebi, iyi haşlanmış sebze/makarna gibi). Sert çiğneme gerektiren yiyecekler, kabuklu kuruyemişler, cips gibi şeyler iyileşme döneminde yenmemelidir. Ayrıca sigara ve alkol kullanımına ara verilmesi iyileşme açısından son derece önemlidir; sigara yaraların iyileşmesini yavaşlatır ve enfeksiyon riskini ciddi oranda artırır. İmplant sonrası sigara en azından ilk birkaç hafta kesinlikle içilmemelidir. Alkol de özellikle antibiyotik/analjezik kullanımı döneminde alınmamalıdır.
Sonuç
Tam ağız diş implantı tedavisinin gerçek başarısı uzun vadede kemik–implant–protez dengesinin korunmasıyla ölçülür. Parçalı sabit köprü sistemleri sayesinde olası bir komplikasyonda tüm yapıyı sökmeden, yalnızca ilgili bölgeye müdahale edilebilmesi, bu tedaviyi teknik açıdan daha uzun ömürlü kılar. Tam ağız diş implantı tedavisi yıllarca sorunsuz şekilde kullanılabilir. Estetik görünüm, doğal dişe yakın çiğneme ve tat alma bakımından da oldukça etkili bir tedavi sunar.
Bu metin bilgilendirme amaçlı yazılmıştır. Diş hekiminizin önerileri esas alınmalıdır. Muayene için iletişime geçiniz.
